YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8774
KARAR NO : 2012/46297
KARAR TARİHİ : 25.12.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olaya gelince;
01.05.2003 yılında Bingöl ilinde olay yerini de etkileyecek şekilde deprem meydana geldiği, depremden hemen sonra … Afet İşleri Genel Müdürlüğünce 06/05/2003 günü yapılan tespitte; sanığa ait konutun ağır hasarlı ve eski terk edilmiş olarak belirlendiği, yapılan ilan üzerine sanığın tarihsiz basılı form ile ağır hasar talep ve taahhütnamesi doldurarak imzalayıp… Köyü muhtarına onaylatarak … Afet İşleri Genel Müdürlüğüne ibraz ettiği, Afet Yasasının uygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğince oluşturulan komisyonca 12/08/2003 gününde yapılan tespitte
deprem nedeniyle zarar gören binaların muhtar, ihtiyar heyeti ve teknik heyetçe tek tek gezilerek incelendiğinin belirlendiği, aynı şekilde yönetmelik doğrultusunda mahalli hak sahipliği inceleme komisyonunun 19/08/2003 günlü sayısız karar ile sanığın 14.sırada ağır hasardan hak sahibi kabul edildiği, bu karara dayanılarak sanığa “evini yapana yardım” uygulaması kapsamında ev yaptırılması için kredi verildiği anlaşılması karşısında, sanığın yardım alma koşullarına sahip olduğundan dolandırıcılık suçunun unsurunu oluşturan hileli bir davranış olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi