Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8816 E. 2014/3654 K. 27.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8816
KARAR NO : 2014/3654
KARAR TARİHİ : 27.02.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’in yokluğunda verilen mahkumiyet kararının Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine aykırı olarak, sorgusunda bildirdiği adresten farklı bir adrese göre tebliğ edildiği, temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin süre yönünden reddine dair 24.11.2011 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi,bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılan …’in olay tarihinde araç almak amacıyla Mersin oto pazarını dolaştığı sırada sanık …’e ait bulunan … plakalı aracı beğenerek almak istediği, pazarlık sırasında diğer sanık …’un da sanık … Ulaş’ın yanında bulunduğu, pazarlık sonrası sanık …’un adres açısından katılana kartvizit verdiği, aracı 33.500-TL’ye alma konusunda anlaştıkları, sanık …’in araç üzerine rehin olduğunu söylemesi üzerine katılan ve tanık …’nın birlikte …bankası … Şubesi’ne giderek 33.500-TL’yi ödeyip rehni kaldırdıkları ve katılanın rehin fekki yazısını aldığı, bu yazı ile birlikte tarafların öğle arası olması nedeniyle Toros Vergi Dairesi’ne gidemedikleri ve öğleden sonra buluşmak üzere anlaştıkları, aracın katılana ait şirketin garajında kaldığı, öğleden sonra buluşmak üzere anlaşmalarına rağmen sanık … ‘ın gelmediği, aracın anahtarının sanık … ‘ta bulunduğu, devir işleminin yapılamadığı, bir gün sonra sanık … ‘ın katılana telefon ederek “bekleyin işyerinize geliyorum” dediği, katılanın işyerinde sanığı beklerken icra görevlilerinin işyerine geldiği ve …’un daha önce … aleyhine başlattığı takip gereğince haciz talebinde bulunması üzerine araca el koydukları, daha sonra aracın sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde olan diğer sanık …’ye satılarak hacizden de istifade ile katılana devredilmesi gereken aracın katılanın elinden çıkmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmakla, sanıkların kamu kurumu olan icra müdürlüğünü araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar … ve … müdafiilerin ve sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.