YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9015
KARAR NO : 2013/17755
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıklardan …’un, katılan …’ın üvey annesi olup, müşterek murislerinden kendilerine intikal eden Karakamış köyü 2534 ada, 226 parsel ile 2536 ada, 20 parselde kayıtlı taşınmazların satışı için sanığa … 4. Noterliği’nin 22.08.2008 tarih ve 8408 yevmiye no’lu vekaletnamesi ile yetki verdiği, daha sonra ise, … 4. Noterliği’nin 24.04.2009 tarih ve 3814 yevmiye no’lu düzenleme şeklinde azilnamesi ile sanığı vekaletten azlettiği, sanıkla aynı konutta oturduğu belirtilen damadı … …’e 28.04.2009 tarihinde azilname tebliğ edilmesine rağmen, sanığın 07.10.2010 tarihinde 226 parsel sayılı taşınmazdaki müştekinin hissesini …’a, 20 parseldeki hissesini ise … isimli kişiye sattığı, yine azilnamenin 28.04.2009 tarihinde Sakarya Merkez Tapu Sicil Müdürlüğü personeline tebliğ edildiği, sanıklardan …’nın bu kurumun müdürü olduğu, diğer sanıklar Bedriye ile Uğur’un ise, memur olarak çalıştıkları, sanıklardan Bedriye’nin azilnameyi aziller siciline ve bilgisayardaki sisteme katılanın o tarihte adına gayrimenkul olmadığı için TC. Kimlik numarası ile işlediği, sanık …’nin havalesi ile gayrimenkul satış işlemi ile sanık …’un görevlendirildiği, bu sanık tarafından öncelikle muristen mirasçılara intikal işleminin gerçekleştirildiği, satış sırasında … ile bu sanık arasında tartışma yaşanması nedeniyle
memuriyet tecrübesi az olan sanık …’un dikkati dağılarak MERNİS kayıtlarından TC kimlik numarasını alarak yeni bir kişi olarak işlem yaptığı için ve TAKBİS’in de buna yeni bir sistem numarası vermesinden dolayı sistemin uyarı vermemesi üzerine azilnamenin varlığında hata yaparak vekaletnameye “azil yoktur” ibaresini yazdığının iddia edildiği olayda;
1-Sanıklar …, …, … haklarında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında, eşinin sağlığında satılan taşınmazların, alan kişilere devrinin yapılamaması nedeniyle çocuklarından almış olduğu vekâletnameye dayanarak tapuda devir işlemlerini gerçekleştirdiğini, azilnameyi alan damadıyla aynı evde yaşamadıklarını ve tebliğin yapıldığı sırada aralarının kötü olması sebebiyle tebliğden haberinin olmadığını, nitekim genelde ekim aylarında Almanya’ya gittiğini, nisan ve mayıs gibi Türkiye’ye döndüğünü ve Türkiye’deki ikametini….da bulunan adresi olduğunu, tebliğin yapıldığı … adresinde ikamet etmediğini belirterek suçlamaları kabul etmemesi, aynı şekilde katılanın da, sanığın …’ta yaşamış olduğunu söylemesi, tanıklar … ile … …’nun, azilnameyi tebliğ aldıkları sırada sanığın kendileriyle birlikte oturmadığını, azilname konusunda sanığa bilgi vermediklerini belirtmeleri nedeniyle sanığın azilnameden haberdar olduğu hususunda sanık yararına şüphe oluşması, ayrıca azilnamenin noterlik tarafından tapu sicil müdürlüğüne gönderilerek kayıtlara işlenmesinin sağlanmasına rağmen, bilgisayar kayıtlarına geçmemesi, gerek dosya içerisinde yer alan resmi senetlerden, gerekse de tanık beyanlarından muris …’ın hayatta olduğu sırada söz konusu yerlerin harici satış ile satıldıklarının anlaşılması ve tapudaki devir sırasında sanığın almış olduğu 2.500,00 TL’den katılanın payına düşen paranın verilmediğine dair bir iddia bulunmaması hususları birlikte gözetildiğinde; sanığın azilnameden haberinin olmadığına dair savunmasının aksinin ispatlanamaması yanı sıra, daha önce yapılmış olan harici satışa istinaden devri gerçekleştirmiş olması, tapu kayıtlarında azilnamenin görünmemesinin tapu görevlileri ile sistem hatasından kaynaklanması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatı yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.