Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9043 E. 2012/41195 K. 12.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9043
KARAR NO : 2012/41195
KARAR TARİHİ : 12.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, siyasi parti bürolarına ya da … yerlerine … bulmak amacıyla CV bırakan müştekilerin bilgilerini bir şekilde ele geçirerek müştekilerle irtibata geçtiği, müştekileri işe alacağına ikna ederek, işe giriş için gerekli olduğunu söylediği … elbisesi veya … raporu için masraf adı altında müştekilerden çeşitli meblağlarda paralar alarak ortadan kaybolduğu şeklindeki eylemlerinin dolandırıcılık suçuna oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanığa atılı resmi belgede sahtecilik suçuna konu teşkil eden ehliyetin incelenmesi üzerine tanzim edilen 09/08/2010 tarihli ekspertiz raporunda, belgenin iki kat lamine ile kaplı olduğu, fotoğraf kenarlarının düzensiz kesilmiş olduğu ve fotoğraf yuvasına uyum sağlamadığı, belge üzerinde basılı olan mühür izinin fotoğraf üzerinde devam etmediğinin belirlenmesi ve bu tip belgeleri kontrol ve tanzimle görevli yetkililerin dikkatini çekeceğinden belgenin bu kişilere karşı iğfal kabiliyetini haiz olmadığının belirtilmesi karşısında yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, belge aslının getirtilerek denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulması, mahkeme tarafından incelenmek ve özellikleri zapta geçirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.09.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.