Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/914 E. 2012/39537 K. 19.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/914
KARAR NO : 2012/39537
KARAR TARİHİ : 19.06.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından hükmolunan mahkumiyet kararına yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanıklardan … ve …’in, olay tarihinden önce katılanla ortak … yapmak üzere bir araya geldikleri, katılan tarafından sanıklara, her türlü işlemi yapabilmeleri amacıyla vekaletname verildiği, yine durumunun müsait olması nedeniyle katılanın şirketi olan … Yapı İnşaat Şti. adına kredi çekildiği, teminat olarak da sanık …’dan hatıra binaen alınan çeklerin verildiği, ancak sonradan sanıklar … ve … ile katılan arasında anlaşmazlık çıkması nedeniyle katılanın, noterden gönderdiği 02.03.2007 tarihli vekaletnameyle sanıkları azlettikten sonra kendisinde bulunan hatır çeklerini tahsil etmesi üzerine sanıkların, mevcut zararlarını telafi edebilmek amacıyla azilden sonra geriye dönük olarak Sanık …’in firması olan … mühendislik ile katılanın şirketi arasında katılanı borç altına sokacak şekilde 03.01.2007 tarihli sözleşmeyi imzaladıkları ve bu sözleşmeye istinaden de 05.01.2007 tanzim ve 13.10.2007 ödeme tarihli 112.332,00’lik bonoyu katılanın şirketi vekili sıfatıyla tanzim ederek sanık …’e verdikleri anlaşıldığından, eylemlerinin iştirak halinde dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.