Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9209 E. 2014/2851 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9209
KARAR NO : 2014/2851
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, öğrenci olan katılanın sahibinden.com isimli internet sitesine dizüstü bilgisayarını satacağı konusunda verdiği ilanı görerek aradıkları, sanıklardan …’un katılan ile görüştüğü, pazarlık yapmaksızın dizüstü bilgisayarı alacağını söylediği, 1.300 TL’ye anlaştıkları, sanık …’un katılana bilgisayarı alıp gelmesini parayı vereceğini söylediği, katılanın tanık .. ile birlikte sanık … ile buluştuğu, ..’un arabayla katılanı ve tanığı evine götürdüğü, evdeki diğer sanık …’i kardeşi olarak tanıttığı, evde katılan ve tanığa iyi davrandıkları ve ikramda bulundukları, o sırada …’in kendisine zengin birisi havası vererek telefon görüşmesi yaptığı ve karşıdaki muhasebecilik görevi yapan şahsa katılanın hesabına parayı yatırması hususunda talimat verdiği, katılana iki saat içinde paranın hesaba yatacağını söylediği, katılanın sanığa inanıp, evden ayrıldığı, daha sonra paranın hesaba yatmadığını görünce sanığı tekrar aradığı, sanığın paranın yatırılacağı hususunda katılanı oyaladığı ve parayı hiç yatırmadığı olayda; dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.