YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9210
KARAR NO : 2014/2855
KARAR TARİHİ : 17.02.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Beraat, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan …’in sanığın damadı olduğu ve zihinsel engelli olan sanığın kızı İlknur ile 28.10.2007 tarihinde evlendiği, alınan ev eşyalarını…’de muhafaza edecek bir yer bulunmadığından bunları sanığın evine müsait bir yer bulduklarında tekrar geri almak üzere bıraktığı, katılanın düğünde takılan ziynet eşyalarıyla altınların kaybolmaması için emanet verdiği, olay tarihine kadar katılanın eşyalar için uygun bir yer bulamadığı ancak…’de
2009 yılı Nisan ayında ev kiraladığı için ev eşyalarının bir kısmını aldığı, ancak olay tarihi olan 30.04.2009 tarihinde yanında tanıklar … ve … ile birlikte eşyaların kalan kısmını almak için sanığın evine gittiklerinde, sanığın kendilerine eşyaları çıkarmanın zor olduğunu ve diğer eşyalara zarar verebileceğini, düğünden sonra geldiğinde eşyaları alabileceğini söylediği, ancak katılanın buna sinirlendiği ve bu sebeple taraflar arasında tartışma çıktığı, sanığın katılana “seni öldürürüm, meletirim, domuz” diyerek hakaret ve tehdit ettiği, altın ve sanığın eşinin ziynet eşyalarını … Kuyumculuk’un sahibi olan tanık …’a emanet edip karşılığında iki adet makbuz aldığı, birisini sanığa gönderdiği, makbuzların ikisi birden ibraz edilmesi halinde altınların alınabileceğini kuyumcuyla kararlaştırdığı olayda,sanığın güveni kötüye kullanma suçunun sübuta erdiği gözetilmeden oluşa uygun düşmeyen gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanığın, katılanın kayınpederi olduğu, taraflar arasında alt ve üst soydan kayın hısımlığının bulunduğu, buna göre, 5237 sayılı TCK’nın 167/1-b ile CMK’nın 223/4-b maddeleri kapsamında, sanık hakkında ceza verilemesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla bu husus aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hüküm fıkrasından “yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine” dair kısım çıkartılarak yerine “sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/4-b maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.