Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9247 E. 2014/3172 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9247
KARAR NO : 2014/3172
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; …mağazasında kasiyer olarak çalışan sanığın 04.11.2007 ve öncesinde peşin ödemede bulunan bazı müşterilere fiş basmayarak, iki ayrı tarihte biri 150 diğeri 100 TL olmak üzere aldığı paraları kasaya intikal ettirmeyip zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunarak şahsi ihtiyaçlarında kullanması fiilinin “zincirleme nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delilere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
“Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinini gerektiren bir neden bulunmadığından” gerekçesine dayanıldığı nazara alındığında; temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin edildiği halde aynı gerekçeyle adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 2 a paragrafındaki “20”; 2 b paragrafındaki “25”; 2 c paragrafında yer alan “20” ve “400” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “6”;”6” ve ”120” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.