YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9272
KARAR NO : 2014/3111
KARAR TARİHİ : 19.02.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz kalan senedi tahsile koymak
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kurulan hüküm bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin temyizinin kapsamına göre vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 500.00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak suça sürüklenen çocuklara verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hüküm bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için;sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanığın yaptığı alış veriş karşılığında müştekiden açık senet aldığı, müştekinin borcunu haricen ödemesine rağmen sanığın senede 8000 TL yazarak Kozan İcra Müdürlüğü’nün 2008/666 esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunun iddia edildiği somut olayda;müşteki tarafından borcun ödendiğine dair yazılı delil ibraz edilmediği anlaşılmakla Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 24.03.1989 tarih ve 1998/1 esas, 1989/2 karar sayılı içtihadında açıklandığı üzere senedin bedelsiz kaldığının ya da anlaşmaya aykırı kullanıldığının yazılı delille ispatı zorunlu olduğu da gözetildiğinde sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
5237 sayılı TCK’nın 156. maddesinde hapis ve adli para cezaları birlikte öngörüldüğü halde sadece hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Kabule göre;
Sanık hakkında TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup sanık müdafi ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.