YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9316
KARAR NO : 2014/2921
KARAR TARİHİ : 18.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, askerlik arkadaşı olan şikâyetçi …’i telefonla arayarak arkadaşlarının altın bulduğunu söyleyip, elden çıkarmak için şikâyetçiden yardım istediği, bunun üzerine şikâyetçi Gençağa’nın arkadaşları olan diğer şikâyetçiler ile birlikte Denizli’ye gittiği, sanığın şikâyetçileri açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen … ve … isimli şahıslarla tanıştırdığı, bu şahısların şikâyetçilere bir adet numune altın vererek karşılığında 50 TL aldıktan sonra diğer altınları getirmek üzere yanlarından ayrıldıkları, sanık …’in ise henüz şikâyetçilerin yanında bulunduğu sırada polislerin olay yerine gelmesi üzerine yakalandığı anlaşılmakla, eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; sanığın suç ortağı olduğu anlaşılan şahısların bıraktıkları numune altın karşılığında 50 TL alarak ortadan kaybolmaları karşısında, dolandırıcılık suçunun tamamlandığı gözetilmeden yazılı şekilde teşebbüs hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün”, “25 gün” ve “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün”, “1 gün” ve “20 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.