Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9357 E. 2014/2741 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9357
KARAR NO : 2014/2741
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, daha önce birlikte askerlik yaptığı katılan …’ı cep telefonundan arayarak başında bir iş olduğunu, bir tanıdığının deli bir oğlunun olduğunu, bu kişinin ahırda bir miktar altın bulduğunu, bulunan altınları satıp delinin tedavisini yaptıracağını, kendisinin köylü olduğunu, bu nedenle saf olduğunu, kendisine yardım edip edemeyeceğini sorarak delinin tedavisi için 40.000 TL para istediği, altınları sattıktan sonra kendisinden borç aldığı 40.000 TL parayı ve ayrıca 40.000 TL daha para vereceğini söylediği, katılan …’ın, amcasının oğlu Aydın ile birlikte bankadan para çekerek sanığın yanına geldikleri, sanığın, katılanların aracına binip onları bir petrolün yanına götürdüğü, burada, … olarak tanıtılan bir şahsın da yanlarına geldiği, sanığın, altınların teyze oğullarında olduğunu, teyze oğullarının parayı almadan altınları vermeyeceğini söyleyerek, bir adet numune altını katılan …’a verdiği, bir evin giriş kapısına geldiklerinde karanlıkta yüzünü görmediği bir şahsın, katılanın elinde zarf içerisinde bulunan parayı alıp içeri kaçtığı, katılanların da, dışarıda altınların gelmesini bekledikleri, içeri girdikleri evin arkasına baktıklarında, aslında evin arka kısmının açık ve yıkık olduğunu, sanık ve yanındakilerin birden kaçtıklarını gördükleri, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.