YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/947
KARAR NO : 2012/31979
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikle bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikli olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… Devlet Hastanesinde eşi ameliyat olan katılanın yanına gelen sanığın, hastanın üniversite hastanesine sevk edileceğini, ambülansın aşağıda beklediğini, hastanın kimliğinin gerektiğini söyleyerek katılanı telaşlandırması, katılanın eşinin kemliğinin veznede olduğunu, oradan alabileceklerini söylemesi üzerine birlikte aşağı kattaki vezneye inmeleri, aşağı indiklerinde sanığın kimliğin bulunduğu vezne dışında başka odalara girmesi, elinde bulunan bir takım evraka sürekli bir şeyler yazması ve ambülansın beklediğini söyleyerek telaşlı hareketler sergilemesi, elindeki evraka hastanın adını yazarak katılana vermesi, hemen arkasından geri alması, bu şekilde birkaç dakika oyaladıktan sonra katılana üniversite hastanesine eşinin yatması için 1.200,00 TL tutarında para gerektiğini söylemesi, katılanın üzerinde o kadar bulunmadığını, 500,00 TL bulunduğunu söylemesi üzerine sanığın, bu rakamı da kabul ettirebileceğini söyleyerek parayı kendisine vermesini istemesi, sanığın yarattığı bu mizansene inanan katılanın üzerinde bulunan 500,00 TL’yi vermesi, katılana işlemleri tamamlayacağını, parayı eşi için vezneye yatıracağını söyleyen sanığın hızlıca katılanın yanından ayrılması ve ortadan kaybolması şeklinde gelişen olayda nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.