YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9512
KARAR NO : 2014/3511
KARAR TARİHİ : 26.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Şikayetçi …’ın dükkanını geçici olarak kızı şikayetçi …’a emanet edip ayrılmasından sonra dükkana gelen sanığın, “babanın bana 325 TL borcu var” demesi üzerine şikayetçi …nin babasını telefonla aradığı ve telefonu sanığa verdiği, sanığın yaklaşık 2 dakika boyunca telefonu açık tuttuğu, daha sonra telefonu kapatarak şikayetçi …’ye “kasada ne kadar para varsa bana verecekmişsin, kalanı da haftaya baban tamamlayacak” dediği, şikayetçi …’nin kasada bulunan 120 TL’yi sanığa verdiği, bu esnada sanığın kontör satın alacağını, satın aldığı kontörü kredi kartı ile ödeyeceğini, kartının arabada olduğunu, getireceğini söyledikten sonra kontörleri de alıp arabasına binip hızla olay yerinden uzaklaştığı, sonradan kontrol ettiklerinde sanığın şikayetçi … ile 27 saniye görüşme yapmış olmasına rağmen şikayetçi …’yi inandırmak amacıyla daha uzun süre telefonu açıkmış gibi kulağında tuttuğu, şikayetçi …’in gerçekte sanığa herhangi bir borcunun bulunmadığının anlaşıldığı olayda, mahkemenin “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.