Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9547 E. 2014/3450 K. 25.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9547
KARAR NO : 2014/3450
KARAR TARİHİ : 25.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekinin dört yıldır dul olması nedeniyle evlenmek istediği öğrenen sanık …’ın, evlenecek kadın bulacağını söyleyerek müştekiyi dayısı olan temyiz dışı sanık …’ın evine götürdüğü, her iki sanığın mağduru kandırmaya karar vererek sanık ’i …, eşi olan sanık …’u da …’in kardeşi … olarak tanıttıkları ve müştekiyi … ile evlendireceklerini söyledikleri, sanıkların evlenmeye ikna ettikleri müştekiyi Bilecik’e götürerek müştekiye toplam 1.600 TL değerinde 3 adet burma bilezik, 1 çift küpe ve alyans ile sanık …’a 185,00 TL değerinde kıyafet aldırdıktan sonra otogara gittikleri, burada müştekinin …’e 150 TL,…’a 30 TL para verdiği, bilahare sanığın bir bahane ile ortadan kaybolduğu, sanığın bu şekildeki hileli söz ve davranışlarla ikna ettiği müştekiden haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, üzerine atılı suçun sübut bulduğuna dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek fazla ceza tayini,
2-Adli para cezasının ve yargılama giderlerinin; 5083 sayılı Kanun’un 1. Maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanığa adli para ceza tayin edilmesine ilişkin hükümde yer alan “360 gün” “300 gün” ve “6.000 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” yazılması ve “YTL” olarak hükmolunan adli para cezası ve yargılama giderlerinin “TL’ye” dönüştürülmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.