Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/962 E. 2012/31427 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/962
KARAR NO : 2012/31427
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nun 41. Maddesi ve 5320 sayılı kanunun 8/1. Maddesine göre temyiz süresinin kaçırılıması nedeniyle eski hale getirme isteğini inceleyip bu konuda karar verme yetkisi, bu istemle birlikte temyiz itirazlarıda ileri sürüldüğünden dairemize ait olduğundan, sanığın eski hale getirme isteği üzerine Adana 14. Asliye ceza mahkemesinin verdiği red kararları ile sonraki işlemlerin yok hükmünde olduğu kabul edilerek , sanığın yokluğunda verilen karar ve kararın tebliğinin yapıldığı tarihlerinde cezaevinde olduğunu kararın kendisine tebliğ edilmediğini beyan ederek hükmü temyiz ettiği, Adana E Tipi Kapalı Cezaevinin yazısı ile sanığın beyanının doğrulandığı bu nedenlerle eski hale getirme talebinin kabulü ile yapılan temyiz incelenmesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6. Maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde TCK’nun 58. Maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından , katılan sıfatını alan … ve …’in karar başlığında müşteki olarak gösterilmeleri mahallinde düzeltilebilir hata olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Davanın görüldüğü yer mahkemesi yargı çevresinde başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığın Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütaalasının verildiği ve hükmün açıklandığı oturuma getirilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 193 ve 196. Maddelerine aykırı olarak yokluğunda yargılama yapılması sureti ile savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanığın katılanları tanımadığını, anlatılan olayların doğru olmadığını belirtmesi, katılanlara soruşturma ve kovuşturma aşamasında kendilerini dolandıran şahsın sanık olup olmadığı hususunda herhangi bir teşhis yaptırılmamış olması nedeniyle, katılanlar ve sanığın mahkemede yüzleştirilerek katılanları dolandıran şahsın sanık olduğunu kesin olarak belirlemesi , bu mümkün olmadığı taktirde sanığın teşhise elverişli yeni çekilmiş fotoğraflarının temin edilerek katılanların kesin teşhisinin sağlanmasından sonra toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hükuki durumunun takdir ve tayini gerektiren, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükmolunması,
Kabule görede,
Adli para cezalarının 5083 Sayılı kanun’un 1. Maddesi ile 01/01/2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04/04/2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. Maddesi uyarınca Türk Lirası(TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. Maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. Maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.