Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9646 E. 2013/20868 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9646
KARAR NO : 2013/20868
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü
Kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen şikayetçinin, 5271 sayılı CMK’nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek ve vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek … gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanık …’ün, hakkındaki soruşturma evrakı açık kimlik bilgileri tespit edilemediği için tefrik olunan Vedat Göltaşı ile birlikte mandıracılık ve peynircilik yapan katılanın … yerine gittiği, 285 teneke koyun peyniri alıp, karşılığında borçlusu Gülalyüç Ayak San. Tic. Ltd. Şti. olan 30/11/2005 keşide tarihli, 6.280 TL bedelli ve 28/01/2006 keşide tarihli 10.300 TL bedelli çekleri Vedat Göltaşı’nın ciro ederek katılana verdiği, suça konu çeklerin sahte kimlikle kurulmuş şirket tarafından temin edildiğinin ilgili banka yazısı ile anlaşıldığı, katılanın sanık …’ü daha önceden tanıması ve güvenmesi nedeniyle Vedat Göltaşı’nın ciro ettiği çeklere güvendiği, hatta çeklerden 30/11/2005 keşide tarih ve 6.280 TL bedelli olanının katılanın isteği üzerine sanık … tarafından ciro edildiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanık …’in savunmalarında, suçlamaları kabul etmediğini, kendisinin komisyonculuk yapması nedeniyle Vedat Göltaşı ile birlikte katılanın … yerine gittiğini, Vedat Göltaşı’nın 50 teneke beyaz peynir ile 4-5 teneke tulum peyniri aldığını, karşılığında 30/11/2005 keşide tarihli, 6.280 TL bedelli çeki katılana verdiğini, katılanın isteği üzerine bu çekin arkasını ciro ettiğini, bunun dışında hiçbir peynir alım satımında bulunmadığını ve 28/01/2006 keşide tarihli, 10.300 TL bedelli çekin
verildiğini görmediğini, suça konu çekin sahteliğini de bilmediğini beyan ettiği, katılanın da anlatımlarında, kendisinden peynir alarak karşılığında çek veren kişinin Vedat Göltaşı olduğunu ifade ettiği, suça konu çekler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, çeklerdeki yazı ve imzaların sanığın elinden çıktığını gösterir irtibata rastlanılamadığının tespit edildiği, ayrıca UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, Vedat Göltaşı’nın katılandan aldığı peynir karşılığında, suça konu sahte çekleri vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle kurulan mahkumiyet hükmünün, Dairemizin 19/11/2013 tarih ve 2012/7510 E, 2013/17868 K sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla; sanık … hakkında, Vedat Göltaşı’nın eylemine iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 24/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.