Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9650 E. 2014/3701 K. 27.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9650
KARAR NO : 2014/3701
KARAR TARİHİ : 27.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, 2005 yılının şubat ayında…isimli şahısla… Marangozlar Sitesinde …. isimli pimapen doğrama işi yapan atölyeyi açtığı, işlerinin iyi gitmemesi üzerine iş yerini babası …’ya devrettiği, iş yerinin adının da … Ticaret olarak değiştirildiği, akabinde sanığın babasının yanında aynı iş yerinde işçi statüsünde çalışmaya başladığı, 2006 yılı başlarında resmen iş yeri sahibi olan …’nın sağlığının bozulması ve ameliyat olması nedeniyle işleri sanık olan oğluna bıraktığı, sanığın da babasına ait iş yerinde bulunan makineleri iş yerinin kullanım hakkıyla birlikte 29.06.2006 tarihinde katılana sattığı, sanığın bu satım nedeniyle katılana 29.06.2006 tarihli ve katılana ait … İnş. San. Tic. Ltd. Şirketi adına düzenlenmiş toplam 38.999 TL’lik fatura verip katılandan 30.7.2006 tarihinde başlayan birer ay vadeli her biri 6500 TL bedelli altı adet toplam 39.000 TL meblağlı bonoları aldığı, bu alım satımdan sonra katılanın aldığı iş yerini çalıştırmaya başladığı, birkaç gün sonra sanığın babası …’nın gelerek iş yerinin ve makinelerin kendisine ait olduğunu söyleyip katılanın iş yerinden çıkarttığının iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, fatura, senet fotokopileri ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken her ne kadar suç tarihinden sonra silinme koşulları oluşan sabıka kaydı esas alınmış ise de, tekerrüre esas Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001-1227 esas 2002-850 karar ve 01.07.2004 yerine getirme tarihli sabıka kaydının bulunması ve bununda infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olması karşısında, bu husus bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamedeki düzelterek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık vasisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.