Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/967 E. 2012/31838 K. 14.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/967
KARAR NO : 2012/31838
KARAR TARİHİ : 14.03.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
22.03.2011 tarihli mahkumiyet hükmü sanığın yokluğunda verilmiş olup, zikredilen karar sanığın sorgusunda bildirdiği adrese 7201 sayılı tebligat kanunu 35. maddesi gereğince 07.07.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ise de 11,01,2011tarih ve 6099 sayılı kanun 9 maddesi ile değişik 7201 sayılı tebligat kanunu 35. maddesi 2. fıkrasında Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Hükmü gereği Adres kayıt sistemindeki adresinin araştırılmadan zikredilen maddeye göre yapılan tebliğ usulüne uygun olmadığından sanığın hükümden sonra belirlediği müdafiinin temyiz talebi öğrenme üzerine ve süresinde kabul edilerek yapılan incelemede diğer temyiz itirazlarının REDDİNE ancak,
1-Sanık … ile birlikte suçu işleyen diğer sanık … tarafından mağdurun zararının karşılandığı anlaşıldığından , Sanık …’in duruşmalara katılmadığı bir ortamda pişmanlığı tespit edilmediği halde 5237 Sayılı TCK’nun 168/2 maddesinin uygulanma koşullarının ne şekilde gerçekleştiği açıklanıp tartışılmadan cezasından indirim yapılması
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.10.2009 gün ve 8-124-224 sayılı kararında açıkça belirlendiği gibi temel cezanın belirlenmesinde hakim somut olayda TCK nun 61/1 maddesi gözönünde bulundurarak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında temel cezayı belirlerken aynı yasanın 3/1 maddesi uyarınca hüküm ile işlenen fiil arasında “orantı” bulunmasını gözetmek durumundadır. Hakimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçenin yasal ve yeterli olması denetime izin verecek şekilde açıkça gösterilmesi gereklidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde kullanılan gerekçenin TCK nun 61 maddesi anlamında yasal ve buna bağlı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi doğru bir uygulama olarak kabul edilebilir ise de suça konu değer gözetildiğinde alt sınırı 1 yıl olan bir suç için diğer sanık … hakkında temel ceza 3 yıl olarak tayin edildiği halde sanık …’ e verilen temel cezanın 5 yıl olarak belirlenmiş olması orantılılık ilkesiyle bağdaşmadığından takdir hakkının hak ve nesafet kuralları sınırlarını aşar şekilde en üst sınırdan kullanılması suretiyle ceza tayini,
Kabule göre de:
Temel ceza en üst sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası en üst sınırdan verilmeyerek hükümde çelişki yaratılması.
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,14.03.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.