Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9727 E. 2014/3318 K. 24.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9727
KARAR NO : 2014/3318
KARAR TARİHİ : 24.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık tarafından dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün kendisine 23.07.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, yasal süresi geçtikten sonra yapmış olduğu 31.07.2009 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılan tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nun, katılanın çalışmış olduğu … otelde konakladığı sırada kendisini MİT görevlisi olarak tanıttığı ve katılana “Seni de yanıma MİT görevlisi olarak alacağım” diyerek 2006 ve 2007 yılları içinde parça parça olmak üzere toplam 20.000,00 TL parasını aldığı, katılanın bu parayı devlet memuru olacağına inanarak kredi kartı ile bankalardan çektiği ve faiz uygulanması sonucu borcun yaklaşık 60.000 TL’ye ulaştığı, şikâyetçinin, dolandırıldığını anladıktan sonra sanıktan parasını istemesi
üzerine sanığın “Arsamı satıp paranı vereceğim” demesine rağmen aldığı parayı geri vermeyerek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, katılandan değişik zamanlarda ve farklı bahanelerle menfaat temin etmesi şeklindeki eylemleri nedeniyle TCK’nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.