Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9733 E. 2014/3613 K. 26.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9733
KARAR NO : 2014/3613
KARAR TARİHİ : 26.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcıık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Amcasının kendisine verdiği 5.000 TL’yi … Bankasına yatırmak için evden bankaya gidip sırada bekleyen katılanın yanına gelen sanığın, katılanı çağırarak kendisini tanıyormuş gibi yaptığı ve dükkanda “kim var?” diye sorduğu, ardından babasının telefon numarasını istediği, sonra telefon ile babası ile görüşüyormuş gibi yaparak katılanı kandırdığı, katılana “sen bekle, yukarı çıkıp geleceğim” dediği, bir süre sonra gelerek katılana Demircioğlu isminde bir işyeri tarif ederek “orada babana bir çek ve 6.800 TL para verecekler, al getir, banada 5.000 TL ‘yi ben, parayı yatırırım” dediği ve katılandan parayı alarak bankaya doğru gittiği, katılanın da söz konusu işyerini araştırdığı fakat böyle bir işyeri olmadığını öğrenince geri döndüğünde sanığın kaçtığının anlaşıldığı olayda, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.