Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9820 E. 2014/4167 K. 06.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9820
KARAR NO : 2014/4167
KARAR TARİHİ : 06.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların … otomobil pazarına giderek katılanın daha önceden haricen satın aldığı … plaka sayılı kamyonete müşteri oldukları, 1.600,00 TL’ sini peşin geri kalanını…’nın … Köyü’nde vermek üzere anlaştıkları, katılanın aracın ruhsat kaydındaki sahibine aracı sattığını söylemesi üzerine sanık …’a … Noterliği’nde aracın satışının yapıldığı, katılanın sanıklar ile birlikte köylerine gittiğinde sanık …’ın kalbi delik olan çocuğunu acilen …’ya götürmeleri gerektiğini söyledikleri, bunun üzerine katılanın aracını geri almak istediği, sanıkların aracı geri veremeyeceklerini söyleyip, katılana senet vermeyi teklif ettikleri, katılanın sanığın çocuğuna acıması üzerine onlara yardımcı olmak amacıyla sanık …’ün imzaladığı senedi aldığı, ancak ilerleyen zamanlarda parasını tahsil edemediği somut olayda; sanıkların amaç ve fikir birliği içerisinde hareket ederek hazırladıkları mizansen gereği başından beri katılanın aracını satın almak istiyormuş gibi davranıp, bir miktar peşin para vererek güven telkin etmek suretiyle aracın devrini alıp, katılana parasını verecekmiş gibi köylerine götürüp daha sonra da sanık…’ın hasta çocuğunu hastaneye götüreceklerinden bahisle acilen …’ya gitmeleri gerektiğini söyleyerek katılanın acıma duygularından istifade edip, tanımadığı bir yerde bulunmasının yarattığı mecburiyetle senet almaya ikna ederek eylemlerine hukuki ihtilaf görüntüsü vermeye çalışmaları karşısında dolandırıcılık suçunu işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ile sanık …’ün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06.03.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.