Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/989 E. 2013/14932 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/989
KARAR NO : 2013/14932
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık (suç vasfındaki değişiklik nedeniyle hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten … tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Sanığın, suç tarihinden önce katılandan patates aldığı, paranın bir kısmını nakit olarak ödediği, kalan kısmı için de senet verdiği, sanığın olay günü patates almak için katılanın ikamet ettiği köye geldiği, katılanın sanığı daha önceden tanıması nedeniyle yardımcı olduğu, sanığın bu arada katılana sen benim işimde yardımcı oldun, ben senin patatesinin iyi
bir fiyatla satılmasına yardımcı olacağım dediği, ardından katılana ait yaklaşık 27 ton patatesin kamyona yüklendiği, daha sonra kamyon önde olduğu halde katılanla sanığın ayrı bir araçla … köyüne geldikleri, katılanın benzinlikten tanık …’nu telefonla arayarak köyde olup olmadığını sorduğu, tanığın köyde olduğunu öğrenmeleri üzerine, katılanla, sanığın tanık …’ün yanına gittikleri, patates yüklü kamyonun da benzinlikte kaldığı, sanığın tanıktan patates almak istediği, tanığın var demesi üzerine tanık …’ün tarlasına gittikleri, patateslerin alımı hususunda pazarlık yapıldığı anlaşmaları üzerine tanık …’ün paranın yarısını peşin istediği, bunun üzerine sanığın tanığa işçiyi bulmalarını kendisinin de para çekmek için …’e gideceğini söyleyerek, katılan …’yı tanık …’ün yanında bırakarak oradan ayrıldığı ve patatesin yüklü olduğu kamyon şoförüyle birlikte kaçarak bir daha geri dönmedikleri olayda;
Sanığın daha önce ticaret yaptığı katılana güven telkin ederek kendisinin ayarladığı kamyona katılana ait malları yükleterek katılanı oyalayıp, mallarla birlikte kaçmayı başından beri planladığının anlaşılması karşısında, eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/10/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.