YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9918
KARAR NO : 2013/17368
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat,Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıklardan …’ın, … Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğu, 2004 ve 2005 yıllarında Emekli Sandığı Sağlık Hizmetleri Başkanlığı ile anlaşmalı olduğu, … Eczanesince sandığa fatura edilen, …’a ait 01/03/2005 tarih ve 546 protokol nolu, reçete tutarı 210,10 TL bedeli 20 adet Clin ilacı küpürünün, …’a ait 01.03.2005 tarih ve 548 protokol nolu, 121,97 TL bedelli 20 adet Clin ilacı küpürünün, …’ye ait 550 protokol nolu 207,76 TL bedelli 20 adet Clin ilacı küpürünün ve …’e ait 07.03.2005 tarih ve 19938 protokol nolu, 95,47 TL bedelli 16 adet reçetede yer alan toplam 76 adet Clin adlı ilaca ait fiyat küpürlerinin orijinal olup olmadığının … … İlaç San. Tic. AŞ’den sorulduğu, şirketin cevabi yazısında, firmanın baskı makinelerinin rakam karakterleri ile reçetelerdeki fiyat baskı rakam karakterlerinin uyuşmadığı, baskı mürekkebinin orijinal kutulardan daha koyu renkle olduğu, yuvarlak içerisindeki “R” ibaresinin orijinal kutulardaki yuvarlak içerisindeki “R” ibaresi ile uyuşmadığı, biraz daha büyük ve daha ince karakterlerde olduğu, ayrıca kutuların yan yüzünde bulunan metinde “görüldüğünda” kelimesi yanlış basılmış olduğundan dolayı reçeteler üzerindeki fiyat küpürlerinin sahte olduğunun düşünüldüğünü belirttiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin 28.08.2007 tarih ve 2007/36507-5568 nolu raporuna göre, inceleme konusu reçetelerde ekli bulunan Clin 600 mg ampul adlı ilaç küpürlerinin aynı orijinal fiyatlı mukayeseye esas örnekleri ile yapılan karşılaştırılmasında; karton kalitesi, matbaa renk ve baskı özellikleri, kutu kıvrım yeri bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu ilaç küpürlerinin orijinal olmayıp sahte olarak basılmış olduklarının bildirildiği,
… Eczanesi ile ilgili olarak Emekli Sandığı müfettişlerince yapılan inceleme kapsamına alınan reçetelerin protokol kayıtlarının, reçetede adı geçen sağlık kurumlarının protokol kayıtları ile reçeteye ilişkin bilgilerin birbiri ile uyumlu olup olmadığının ilgili sağlık kurumlarından sorulduğu, Şanlıurfa Devlet Hastanesi’nde sanıklar …, … ve …’nın bakmakla yükümlü olduğu kişiler … ile … adına düzenlenmiş 4 adet reçetenin kurum kayıtlarına uygun olmadığının anlaşıldığı, sanıklardan … adına düzenlenmiş olan 06.07.2005/6115, … adına düzenlenmiş olan 15.06.2005/5417, … adına düzenlenmiş olan 06.07.2005/6113 ve … adına düzenlenmiş olan 06.07.2005/6112 tarih ve protokol numaralı reçetelerin protokol kayıtlarının Şanlıurfa Devlet Hastanesi protokol kayıtlarında yer almadığı, reçeteleri düzenleyen doktor olarak görülen Dr. …’ın söz konusu reçeteleri düzenlemediği, reçetelerdeki imza ve yazıların Dr. …’a ait olmadığı,
Sanık … adına düzenlenen 10.05.2004/4215 ve 12.05.2004/4390 tarih ve protokol nolu reçeteler ile sanık … adına sağlık karnesinden 7 ve 10 numaralı sayfaların koparılması suretiyle düzenlenen 26.07.2004/7207 ve 20.08.2004/7999 tarih ve protokol numaralı reçetelerin, sanıkların reçeteyi düzenleyen ve Şanlıurfa Devlet Hastanesi’nde görevli fizik tedavi uzmanı Dr. …’a muayene olmadıkları halde … Eczanesi tarafından kuruma fatura edildiği,
Sanık …’ın bu şekilde, …, …, … ve …’nın sağlık karnelerini kullanıp sahte reçeteler düzenleyerek 923.99 TL, sanıklar … ile … adına düzenlenen şeklen sahih, içerik itibariyle sahte reçeteleri işleme kabul edip Emekli sandığına fatura ederek 1.893,69 TL, …, …, … ve …’e ait reçetelerde yer alan toplam 76 adet Clin adlı ilaca sahte küpürleri fatura ederek 269,99 TL kurum zararına sebep olduğu, diğer sanıkların da sanık …’in sahtecilik eylemlerine iştirak ettikleri iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
Sanık …’ın savunmalarında, sahibi ve mesul müdürü olduğu … Eczanesini 1997 yılında açtığını, 2003 yılı Mart ayında eczanenin işletmesini yanında kalfa olarak çalışan …’in abisi …’e devrettiğini, bunu da diplomasını kiralamak suretiyle gerçekleştirdiğini, bu tarihten sonra eczaneye gitmediğini, 2004 ve 2005 yıllarına ilişkin yapılan işlemlerden haberi olmadığını, işleri takip etmesi için de kalfası …’e özel vekaletname verdiğini beyan etmesi ve …’e eczaneyle ilgili işleri takip etmesi için …. Noterliği’nin 01/04/2003 tarih ve … yevmiye nolu özel vekaletnamesinin fotokopisini ibraz etmesi, adlarına yazılan reçete eklerindeki ilaç küpürlerinin sahte olduğu iddia edilen tanıklar … ve …’ın, suça konu reçetelerde yazan ilaçların doktor tarafından yazılması üzerine alıp kullandıklarını beyan etmeleri, adlarına düzenlenen reçetelerin protokol kayıtlarının Şanlıurfa Devlet Hastanesi protokol kayıtlarına uygun olmadığı belirtilen sanıklardan …’nın, çocukları olan … ve …’yı doktora muayene ettirdiğini, doktorun yazdığı reçetelerdeki ilaçları alıp kullandıklarını belirtmesi, reçete protokol kayıtları hastane kayıtlarına uygun olmayan diğer sanıklar … ve …’ın ise, söz konusu ilacı alıp almadıklarını hatırlamadıklarını, reçetedeki imzanın kendilerine ait olmadığını, sağlık karnelerini kaşe işlemlerinde eksiklik olması nedeniyle kısa süreliğine eczanede bıraktıklarını beyan etmeleri, Şanlıurfa Devlet Hastanesi’nde görevli fizik tedavi uzmanı Dr. …’a muayene olmadıkları halde adlarına reçete düzenlenen sanık …’ın, ilaç almak için … Eczanesine gittiğinde ilaçların bulunmadığını, akşam geleceğini söylediklerini, kendisinin de boş bulunarak sağlık karnesini eczanede bıraktığını, ertesi gün gidip ilaçları ve karnesini aldığını, tıbbi bilgisi olmadığı için karneyi ve reçeteyi kontrol etmediğini, 6 ay sonra emekli sandığı müfettişinin çağırması üzerine, iki adet reçeteyle fizik ve rehabilitasyon polikliniğinde görevli doktor … tarafından kendisine ilaç yazıldığını öğrendiğini, ancak adı geçen doktora muayene olmadığını ve bu ilaçları almadığını, reçetelerdeki ad soyad yazısı ile imzanın kendisine ait olmadığını savunması, sanık …’ın ise, doktor …’a bir defa motordan düşmesi üzerine muayene olduğunu, doktorun bazı ilaçlar yazdığını, ancak gösterilen reçetedeki ilaçların yazılıp yazılmadığını ve yazılan ilaçları hangi eczaneden aldığını hatırlamadığını beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, adlarına düzenlenen reçete ekinde bulunan Clin adlı ilaca ait küpürlerin sahte olduğu iddia edilen … ve …’in tanık olarak beyanlarına başvurularak, gerçekte bu ilaçları gerektirir rahatsızlıklarının bulunup bulunmadığı, ilaçların gerçekten yazılıp yazılmadığı, bu kapsamda reçeteleri düzenleyen doktorlara tedavi olup olmadıkları ve reçetede yazılı ilaçları alıp almadıklarının sorulması, gerekli görüldüğü takdirde reçete eklerinde sahte küpür bulunan hastaların tedavi evrakları temin edilerek, ilaçların hastalıkları ile uyumlu olup olmadığı hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılması, sahteliği iddia edilen reçetelerdeki sahteciliğin kim tarafından yapıldığının tespitine esas olmak üzere, haklarında iddia bulunan sanıkların ve sanık …’in eczaneyi devrettiğini iddia ettiği … ve kalfası olan …’in imza ve yazı örneklerinin alınması suretiyle, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Grafoloji İhtisas Dairesinden rapor aldırılarak, belgelerde sahtecilik bulunup bulunmadığı, sahtecilik var ise sahteciliğin iğfal kabiliyetine haiz olup olmadığı ve kimin eli ürünü olduğunun tespit edilmesinden ve sahte ilaç küpürleri ile sahte reçetelerin kuruma fatura edilmesi sonucu kurumun uğradığı zararın tespiti için uzman bilirkişi vasıtası ile inceleme yaptırılmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.