YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10001
KARAR NO : 2015/22923
KARAR TARİHİ : 02.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanığın, katılan … Sigorta Şirketi ile yaptığı acente sözleşmesine istinaden, müşterilerinden tahsil ettiği paraları şirket merkezine göndermesi gerekirken, toplam 15.019,62 TL poliçe bedelini göndermeyerek uhdesine geçirdiğinin iddia edildiği olayda;
Maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından; sanığın, yetkilisi olduğu acente ile katılan şirketin hesapları, defter ve belgeler ile katılan şirket tarafından sunulacak sair belgelerin, konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek; sanığın savunmasındaki hususların da araştırılıp dikkate alınarak, hangi poliçeler için ne kadar para tahsil edilip katılan şirkete intikal ettirilmediğinin, sözleşmede belirlenen sürelerle iade edilmeme sürelerinin makul süreyi aşıp aşmadığının kesin surette saptanması ve toplanan deliler bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Mahkemece dayanılan gerekçelere göre, temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırın üzerinde tayin edilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde takdir hakkının kullanılması suretiyle alt ve üst sınırlar arasında bir belirleme yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler esas alınarak takdirin kullanılmasıyla alt ve üst sınırlar arasında bir belirleme yapılması gerekirken, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezasının üst sınırdan tayini,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.