Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1004 E. 2014/15384 K. 24.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1004
KARAR NO : 2014/15384
KARAR TARİHİ : 24.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçiye ait kuyumcu dükkanına gelen sanığın, eşinin hastanede doktor olarak çalıştığını, iş arkadaşları ile para topladıklarını ve eşine hediye amaçlı bir çift bilezik alacağını söyleyerek biri 22 ayar 10 gr … burması, diğeri 22 ayar yaklaşık 18 gram … örgüsü olmak üzere 1650TL’lik bilezikleri beğendiğini, ancak hastanedeki eşine gösterip alacağını beyan etmesi üzerine, sanığın konuşması ve giyimininde iyi olması sebebiyle kendisine itimat eden şikayetçinin yanında çalıştırmakta olduğu tanık … ile birlikte sanığın iş yerinden ayrılmasına izin verdiği, sanığın hastaneye geldiklerinde, tanık …’dan iki adet bileziği aldığı ve tanık …’a ikinci katta beklemesini söylediği, üst kata çıkarak bir daha gelmediği, sanığın bu eylemiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan ve tanık beyanı, fotoğraf teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın hileli davranışlarda bulunarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24.09.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.