Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/10156 E. 2014/1411 K. 29.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10156
KARAR NO : 2014/1411
KARAR TARİHİ : 29.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yangın çıkarma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … müdafiinin temyiz talebi süresinde olmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de, sanık …’ın vaki temyiz isteğinin süresinde olduğu cihetle, temyiz isteminin reddine dair 26/12/2012 tarih ve 2010/112 E – 2012/335 K sayılı ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
5237 sayılı TCK’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde, 265. maddesi ile düzenlenen; “Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla,

cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil, görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Ermenek M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu A-5 odasında hükümlü olarak bulunmakta olan sanıkların başka bloklardaki şahıslarla husumetleri nedeniyle berber ve ankesörlü telefon kısmında taşkınlık yaptıkları, ceza infaz kurumu görevlilerine zorluk çıkarıp huzur ve sükunu bozdukları, görevlilere bu olay nedeniyle tutanak tutulup haklarında disiplin cezası verilmesi halinde koğuşu yakacaklarını söyleyerek “yakarız, öldürürüz, keseriz” gibi sözler sarf ettikleri, koğuşlarına gönderildiklerinde de 12/04/2010 tarihli hasar tespit tutanağına göre, koğuşlarda bulunan yatak, battaniye gibi eşyaları yakmak suretiyle 30 kalem eşyada hasar oluşmasına sebebiyet verdikleri, yine koğuşlarda bulunan başkaca hükümlülerin de dumandan zarar gördükleri iddia ve kabul olunan olayda;
1) Sanıklar …, … ve … hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanıklar …, …, … ve … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, sanık … hakkında ayrıca kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 265/1 ve 265/3 gereğince belirlenen 2 yıl 8 ay hapis cezasının anılan yasanın 43.maddesi gereğince 2/4 artırım yapıldığında 3 yıl 12 ay olarak hesaplanması yerine 4 yıl 16 ay olarak tayini suretiyle sanıklara fazla ceza verilmesi,
b) Sanık …’nin adli sicil kaydında bulunup tekerrüre esas alınan sabıka kaydının sanığın on sekiz yaşından küçükken işlediği bir suça ilişkin olduğu cihetle, 5237 sayılı TCK’nın 58/5 maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkındaki görevi yaptırmamak için direnme uygulamalarındaki “4 yıl 16 ay hapis cezası” ibarelerinin “3 yıl 12 ay hapis cezası” olarak düzeltilmesi; sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme uygulamalarındaki tekerrür uygulanmasına ilişkin kısımların hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanıkların ceza infaz kurumunda yangın çıkarmak suretiyle kamu malına zarar verdikleri olayda, 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri gereğince sanıkların yalnızca en ağır cezayı gerektiren kamu malına zarar verme suçundan cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, iki ayrı suç kabulü ile yazılı şekilde ayrıca kasten yangın çıkarma suçundan da mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.