YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10567
KARAR NO : 2015/22871
KARAR TARİHİ : 01.04.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıklardan … isimli şahsın ücretli olarak …ne muayene olmak üzere bilgi sahibi … ile gittiği, sanık … kardeşi olan …’a ait yeşil kartı kullanarak öncesinde …nde röntgen filmi çektirdiği ve bu film ile tedavisini tamamlamaya çalıştığı, sanıkların birlikte hareket edip usulsüz olarak …nde film çektirerek Kamu Kurum ve Kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Sanık … tedavi süreci ile ilgili hastane kayıt ve belgeleri ile röntgen filmi incelendiğinde, sanığın 27/04/2010 ve 28/04/2010 tarihlerinde tedavi için …ne başvurduğu, davaya konu edilen röntgen filminin ise 20/04/2010 tarihinde çektirilmiş olduğu, röntgen filminde isim olarak …’ın göründüğü, sanığın tedavisini ücretli olarak yaptırdığı, … 09/11/2010 tarih, 11704 sayılı cevabı yazısında sanık … 20/04/2010 tarihi itibariyle kaydının bulunmadığı dikkate alınarak, sanıkların mahkumiyetlerine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, bu gerekçeye dayanan beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmünlerin ONANMASINA, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.