YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1103
KARAR NO : 2014/8054
KARAR TARİHİ : 24.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme,kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Katılan … vekilinin temyiz talebine yönelik olarak yapılan incelemede;
Katılan …’in hüküm tarihinden sonra 06/12/2010 havale tarihli dilekçesi ile şikayetten vazgeçtiğini bildirmesi karşısında; CMK’nın 234.maddesine göre; davaya katılma ve buna bağlı olarak kanun yoluna başvurma hakkının bulunmadığı nazara alınarak, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılan … vekilinin temyiz talebine yönelik olarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; turizm işi ile uğraşan sanığın, babası …’a ait olan … Turizm Limited Şirketini fiilen işlettiği ve katılan …’dan kendisini hacca götürmesi karşılığında 4.500 Euro aldığı, vize işlemlerini halledemediği için katılanı hacca götüremediği, ancak; aldığı paraya karşılık babası şirket yetkilisi Hayati Karahan tarafından imzalanmış 4.500 Euro bedelli bono senedini verdiği, sanığın, katılanı dolandırmak kastı ile hareket etmediği, eyleminin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmemekten ibaret olduğu, bu nedenle olayın ceza hukuku anlamında suç teşkil etmediği ve hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.