Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/113 E. 2014/14489 K. 11.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/113
KARAR NO : 2014/14489
KARAR TARİHİ : 11.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müşteki … … hayvan satın almak amacıyla … Merkezde bulunan hayvan pazarına geldiği, burada hayvanlarını satmakta olan tanık … ile üç adet büyükbaş hayvan satın almak içip pazarlık yapmaya başladığı, bu esnada sanık …’ın müşteki ile tanığın yanına gelerek pazarlığa dahil olduğu, bu nedenle müştekinin sanık …’i hayvan satmak isteyen tanıkla birlikte olan bir kişi zannettiği, yapılan pazarlık sonucunda müştekinin tanık …. ait üç adet düveyi 4225.00 TL’ye satın alma hususunda anlaştığı, akabinde satın almış olduğu hayvanların parasını ödemek için elini cebine attığı sırada sanık … ile birlikte hareket eden diğer sanık …’nın tanık … kolundan tutarak satılık olan diğer hayvanları gösterip “ kaça satıyorsun? uygun fiyata verirsen bunları da ben alayım “ diyerek oyaladığı, bu esnada sanık …’in müştekiye hitaben “ biz beraberiz sen parayı bana ver ben sayayım, onlar hayvanlara bakıyor “ dediği, bunun üzerine müştekinin de suça konu parayı sanık …’e verdiği, daha sonra tanık …. yanına giderek satın aldığı hayvanları kendisine vermesini istediği, tanığında sattığı hayvanların parasını istemesi üzerine müştekinin dolandırıldığını anlayıp durumu polise bildireceği sırada daha önce benzer eylemlerde bulunan ve bu nedenle kolluk güçlerince takip edilen sanıkların pazar yerinden çıkamadan polis memurları tarafından yakalandıklarını gördüğü, bu şekilde sanıkların hileli hareketlerle müştekiyi kandırarak haksız menfaat temin etmeye çalışmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, müşteki ile tanık ifadesi, teşhis ve yakalama tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun haksız menfaatin elde edilmesiyle oluşması ve bu çerçevede müşteki tarafından suça konu paranın sanıklara verilmesinden sonra kolluk güçlerince sanıkların yakalandığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında tamamlanmış dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek eksik cezaya hükmedilmesi ve dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık … hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 11.09.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.