YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1181
KARAR NO : 2013/7387
KARAR TARİHİ : 22.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hırsızlık (güveni kötüye kullanma)
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılanın, kendisine ait olan daireyi sanığın temsilcisi olduğu SUN müzik film şirketine kiraladığı, kira sözleşmesinin şirket yetkilisi olan sanık tarafından imzalandığı, kira bedelinin süresinde ödenmemesi nedeniyle katılan tarafından tahliye talebinde bulunulduğu ve yasal yollara müracaat edilerek mahkemeden temerrüt nedeniyle taahhüt kararı alındığı, bunlara istinaden sanığın 26.07.2005 günü gayrimenkulü boşalttığı, İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce yapılan delil tespiti sırasında alınan 07.09.2005 tarihli bilirkişi raporunda; kiralanan dairenin tezgah ve evyeleri ile birlikte mutfak ve banyo dolaplarının, kapılarının ve bunlara ait kasalar ile süpürgeliklerin bir bölümünün sökülerek götürüldüğünün belirtildiği, aynı şekilde bina içerisinde normal kullanım koşullarını da aşacak şekilde kasten oluşturulmuş hasarların bulunduğunun iddia edildiği olayda; sanığın, kiralanan yerde bulunan müzik stüdyosunu devren satın aldığını, izolasyonunu da kendisinin yaptırdığını, kira süresi sonunda kendisine ait bu malzemeleri söküp götürdüğüne ilişkin savunmalarının aksine katılana ait herhangi bir eşyayı zilyetliğine geçirdiğine dair bir delilin bulunmadığı, söz konusu işyerinde oluşan zararın, stüdyo ile izolasyon malzemelerinin söküp götürülmesi sırasında oluşan zararlar olduğu, sanığın bunları söküp götürme hakkının bulunduğu, katılanın, oluştuğunu düşündüğü zararlar için tazminat hukuku hükümleri gereğince dava açma olanağının bulunması nedeniyle aralarındaki ilişkinin hukuki mahiyette olduğu, sanığın kasten mala zarar verme saikiyle hareket ettiğine dair bir delil veya belgenin bulunmadığı, ayrıca söz konusu dairenin sürekli olarak kiralanmış olması nedeniyle kullanıma bağlı zararların da oluşabilmesinin imkan dahilinde olduğu hususları gözetilerek, hırsızlık suçunun işlendiğine yeterli delil bulunmadığı, mala zarar verme suçunun ise, yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, sanık hakkındaki beraat hükümlerinin ONANMASINA, 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.