Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/11845 E. 2013/12688 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11845
KARAR NO : 2013/12688
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, sanığın sorguda bildirdiği adres yerine başka bir adrese Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre yapıldığı dikkate alınarak, yapılan bu tebligatın usulsüz olması karşısında, sanık müdafiinin 21/04/2011 havale tarihli temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu ve sanığın da 07/03/2013 havale tarihli dilekçesiyle, müdafii Av….’ın temyiz dilekçesine muvafakatinin bulunduğunu belirtmiş olmakla, tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Tuem Mermer Granit İnşaat Sanayii Ticaret Limited Şirketi Yetkilisi olarak kendisini tanıtarak, katılana ait K3 İnşaat Turizm Sanayii Ticaret Limited Şirketi ile montaj sözleşmesi yaptığı, ilgili firmanın kaşesini kullandığı, firma adına tahsilat makbuzu kullandığı,
daha sonra montajı yarıda bırakarak katılan şirketle irtibatını kopardığı, böylece hileli hareketler yapmak suretiyle, katılanın 50.000 TL zararına neden olduğunun iddia ve kabul olunması karşısında, eylemin, 5237 sayılı TCK’nun 158/1-h maddesinde düzenlenen “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde, hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 326/son maddesi gereğince sanığın sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 09/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.