YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12042
KARAR NO : 2013/14420
KARAR TARİHİ : 30.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, eşi olan … ile katılan …’un olay günü satış yaptıkları sırada kavga etmeleri üzerine polis tarafından emniyete götürüldükleri, eşinin tezgahın başına geçmesi için araması üzerine olaydan haberdar olan sanığın olay yerine gittiği, katılan …’a ait tezgahtaki çeşitli giyim malzemelerine bıçakla keserek zarar verdiği olayda,
Diğer temyiz itirazlarının reddine Ancak,
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14/06/2011 tarih ve 2011/1-24 esas, 2011/124 sayılı kararına göre, failin haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ederek bir suç işlemesinin haksız tahrik olduğu, bu durumda failin suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında yarattığı karışıklığın sonucu olarak suç işlemeye yöneldiği, buna göre; sanığın, eşinin kavga ettiğini ve karakola götürüldüğünü öğrenmesi üzerine satış yaptıkları tezgahın yanına gittiği, çocuğunun ağladığını ve tezgahın yanında yerdeki kanları görünce haksız hareketin yarattığı elem nedeniyle suç işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesi kapsamında, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2-Sanık hakkında belirlenen gün adli para cezasının miktar karşılığına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/09/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.