Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/12129 E. 2013/15107 K. 08.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12129
KARAR NO : 2013/15107
KARAR TARİHİ : 08.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ve suça sürüklenen çocuğun, müştekilere ait araçların lastiklerini bıçakla kesmek suretiyle zarar vermesi şeklinde gerçekleşen olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Müştekilerden …,…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’in mahkumiyet hükmünden sonra şikayetten vazgeçtikleri, eylemin şikayete tabii olup, hüküm kesinleşinceye kadar şikayetten vazgeçme olanaklı olduğu anlaşılmakla,
1-Sanık … hakkında şikayetten vazgeçen müştekiler yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Hüküm verildikten sonra, adı geçen müştekilerin şikayetten vazgeçtiği dikkate alındığında, sanığa yüklenen mala zarar verme suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek, sanığın temyiz dilekçesinde vazgeçmeyi kabul ettiğinin anlaşılması karşısında, şikayetten vazgeçen müştekiler yönünden, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK’nın 73/4.maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. Maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu durum aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK’nın 73/4. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
2-Şikayetten vazgeçmeyen müştekiler yönünden sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında TCK 151/1 maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken “suçun işleniş biçimi, suçun önem ve değeri, güttüğü amaç ve saik gerçekleşen zararın miktarına nazaran” denilmek suretiyle yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesine ve oluşa göre, alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik görülmeyerek bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3-Suça sürüklenen çocuk … hakkında şikayetten vazgeçen müştekiler yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Müştekiler …,…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’in hükümden sonra şikayetten vazgeçtiği dikkate alınarak ve sanığa yüklenen mala zarar verme suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda suça sürüklenen çocuğun beyanı alınarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, lehe uygulanması açısından, kararın aynı yasanın 325. maddesi gereğince, hakkındaki karar kesinleşen sanık …’ya sirayetine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.