YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12325
KARAR NO : 2013/15333
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
… mevkii … nolu parselin maliki olup 19.01.1997 tarihinde vefat eden …’in oğlu ve eşi olan sanıkların, Belediye tarafından yaptırılan 12.06.1990 tarihli imar uygulaması öncesi kendi parselleri içinde kalan ve fakat imar uygulaması sonrası, katılanın babası … adına tescil olunan, 19.07.2006 tarihinde ise katılan tarafından satın alınan … nolu parsel sınırları dahilinde kaldığı keşfen belirlenen ortalama elli yaş civarında olan dört zeytin ağacını işci-tanık …’ye motorlu testere ile yere yakın gövdelerinden kestirip, ağaçları götürmeleri eylemlerinin “nitelikli mala zarar verme” suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Suça konu dört zeytin ağacını ihtiva eden ve üç cephesi beton duvarla çevrili yola bakan güney cephesi açık olan katılana ait … nolu parselin, sanıkların murisinden intikal eden … nolu parselden 396 m² olarak imar uygulamasıyla geçen toprak parçasından da oluşturulmuş bir taşınmaz
olduğundan halen ağaçların kendi arazileri içinde kaldığı inancını taşıyan ve elli yaş civarında olan bu ağaçların kendilerine ait olduğunu düşünen sanıkların, zeytinleri kestirmeleri şeklinde vukubulan olayda atılı suçun manevi unsurunun oluşmadığını, bu nedenle “beraatlerine” karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin suçun oluştuğuna, eksik soruşturma-incele yapıldığına, suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.