YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12368
KARAR NO : 2013/13377
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan sanık … ve katılan sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sanık müdafiine 08/12/2010 tarihinde tefhim olunan hükme yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 17/12/2010 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Katılan sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan … ve katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Somut olayda; katılan sanıkların aynı arazi üzerinde bulunan ve kendi ektiklerini iddia ettikleri fidanları karşılıklı olarak birbirinin söktüğünü ileri sürerek şikayetçi olmaları üzerine atılı suçtan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; söküldüğü iddia edilen fidanların hazine arazisinin içinde kaldığı, tarafların hazine arazisinin aidiyeti konusunda husumetli olduğu, her iki tarafın da aynı taşınmaz için ecrimisil ödeyerek kullandıkları, bu durumda sanıklardan kimin nereyi kullandığının tespit edilemediği gibi, bilirkişi raporlarında da taşınmaz üzerinde herhangi bir zararın belirlenemediği anlaşılmış olup, sanık …’nın atılı suçu işledine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.