Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1244 E. 2014/7570 K. 21.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1244
KARAR NO : 2014/7570
KARAR TARİHİ : 21.04.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının,kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti,vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya Kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılanın, sanık …’ın annesi ve sanık …’nin de kayın validesi olduğu, sanık …’ın, ekonomik olarak zor durumda bulunması nedeniyle 05.01.2008 düzenleme tarihli, alacaklısı sanık …, borçluları katılan ve kendisi olan 57.000TL bedelli senedi düzenlediği ve … isminin bulunduğu yeri imzaladığı; katılanın isminin yazılı olduğu bölümü de sahte imza ile tamamladığı, bu şekilde düzenlenen sahte senedin sanık … verildiği, onun tarafından da icra takibine konulduğu, katılanın köyde oturmasına rağmen borçlu adresi olarak sanık …’ın ev adresinin verildiği; borçlu katılan adına gönderilen ödeme emrinin isim benzerliğinden yararlanılarak sanık … tarafından alındığı ve icra takibinin kesinleştirildiği, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda, mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunda, söz konusu senette katılan adına atılmış imzanın, katılanın eli mahsulü olduğunun tespit edilmesi karşısında, sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.