Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1249 E. 2014/15743 K. 30.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1249
KARAR NO : 2014/15743
KARAR TARİHİ : 30.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, sanığın sorguda bildirdiği … …, Esenler, İstanbul adresi yerine …y köyü Karahallı / Uşak adreslerine yapılan tebligatların usulüne uygun olmaması karşısında, sanığın 26/07/2010 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın katılanı arayarak kendisini askerlik arkadaşı … olarak tanıtıp görüşmek istediğini söylediği, ertesi gün yanında kimliği tespit edilemeyen ve yabancı uyruklu olduğu tahmin edilen bayanla Konya’ya giderek katılanla buluştuğu, Uşak’ta bir akrabasının battaniye ticareti yapan bir iş yerinin sorumlusu olduğunu, uygun fiyatla battaniye alabileceklerini söylemesi üzerine katılandan buna karşılık 300 TL para ile iki adet 6230 i Nokıa marka cep telefonlarını aldığı , Uşak’a geldiklerinde katılan ve tanık …’a beklemesini söyleyip bir battaniye dükkanına gidip anlaşma yapmış gibi davrandığı, sonrasında battaniyeleri yüklemek için kamyon getireceğini söyleyerek yanlarından ayrılması şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “20 gün”, “16 gün” ve “320 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.