Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/12933 E. 2015/25990 K. 01.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12933
KARAR NO : 2015/25990
KARAR TARİHİ : 01.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, …’e yönelik dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmekle, söz konusu eylemle ilgili olarak zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Belirlenen gün para cezası, adli para cezasına çevrilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesinin yanısıra, uygulama yeri bulunmayan, aynı Kanun’un 50/1-a maddesi yazılmış ise de, söz konusu yanlışlığın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekiler … ve …’in, kiralık ev ilanı aradıkları sırada, bir pencere camında asılı olan ilandaki telefon numarasını aradıkları, telefona çıkan sanığın kendisini emlakçı olarak tanıttığı ve kiralanacak evi müştekilere gösterdiği ve müştekilerin ayrı ayrı 290 TL, toplam 580 TL parayı kaparo olarak sanığa verdikleri, evin anahtarını alan müştekiler, birkaç gün sonra eşyalarla birlikte geldiklerinde, kapı kilidinin değişmiş olduğunu gördükleri, sanığın, ev sahibinin, kontrat olmadan kiralamayı kabul etmediğini söylediği, bunun üzerine kontrat yaptıkları, buna rağmen sanığın parayı aldıktan sonra ortadan kaybolduğu, aynı şekilde müşteki …’e de başkasının evini göstererek 50 TL para aldığı, böylece sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve müşteki beyanları, tanık kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre, suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 43/1-2 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü ihlal etmek suretiyle, müştekiler … ve …’den haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi ve sanığın adli sicil kaydındaki ilamların kesinleşme ve infaz tarihlerini içerir onaylı suretlerinin dosya arasına getirtilip incelenerek tekerrüre esas olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesindeki isabetsizlikler, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 01/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.