Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/12959 E. 2015/27940 K. 01.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12959
KARAR NO : 2015/27940
KARAR TARİHİ : 01.07.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın suç yerinde bulunan şikayetçilerin evine giderek, şikayetçilere yumak verip “siz bu yumaklara zincir çekin, ben size karşılığında 1750 YTL vereceğim, ancak teminat vereceksiniz” diyerek şikayetçilerden Münevver’den iki adet yüzük, bir saat, ve 80 YTL ile diğer şikayetçi Hatun’dan iki adek yüzük, bir adet küpe,ve 10 YTL alarak sanığın şikayetçilere karşı hileli davranışlarla aldatıp altın ve paraları alarak kendisine yarar sağlayarak atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın suç tarihinde şikayetçilerden …’ın evine geldiği, bu esnada her iki şikayetçinin de müşteki …’ın evinde bulunduğu, müştekilerin birlikte olduklarını 21/10/2008 tarihli duruşmada müşteki … beyan ettiği, sanığın her iki müştekiye karşı aynı anda müsnet suçu işlediği anlaşılması karşısında,her bir şikâyetçiden aynı yer ve zamanda tek bir fiil sonucunda çıkar sağlayan sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesi yollamasıyla 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Şikayetçilerin 21/10/2008 tarihli duruşmada, katılma taleplerinin olmadığını beyan etmelerine karşılık 18/05/2011 tarihli duruşmada davaya katılmak istediklerini beyan etmeleri üzerine katılmama kararından dönülemeyeceği halde, mahkemece şikayetçilerin katılmalarına karar verilmesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 01/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.