YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13003
KARAR NO : 2015/26524
KARAR TARİHİ : 09.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, müştekinin evine gidip kendisini komşusunun yurtdışında yaşayan oğlu olarak tanıttıktan sonra kayınvalidesinin ölmesi nedeniyle hayır yapacağını, yanında 1.000 dolar olduğunu, ancak acilen uçakla Almanya’ya dönmesi gerektiği için 200 TL’ye ihtiyacının olduğunu, parayı bozdurmaya fırsatının olmadığını söyleyip müştekiyi ikna ederek, tedavülden kalkmış olması nedeniyle hiç bir maddi değeri bulunmayan 1.000’lik Peru İntis’i olan banknotu ABD dolarıymışçasına verdiği ve müştekinin 75 TL parası ile birlikte bir çift altın küpesini ve yüzüğünü aldığı, bu şekilde hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen somut olayda, sanık savunması, müşteki ve tanık beyanları, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tespit olunması suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
3- Sanığın kovuşturma başladıktan sonra mağdurun zararını karşılaması nedeniyle cezasında yarı oranında indirim yapılırken yasal dayanağının TCK’nın 168/2 yerine 168/1. maddesi olarak gösterilmesi,
4- Suçta kullanılan banknotun sahte olmadığının ve bu itibarla 5320 sayılı Kanunun 17. maddesi ile “Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in kapsamı dışında kaldığının anlaşılması karşısında; TCK’nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesi yerine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yer alan “60 gün”, “30 gün”, “25 gün”, “500 TL” ve “168/1” ibarelerinin sırasıyla “5 gün”, “2 gün”, “1 gün”, “20 TL” ve “168/2” ibareleriyle değiştirilmesi; hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile suçta kullanılan paranın T.C. Merkez Bankası’na gönderilmesine ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılıp yerlerine sırasıyla, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ve “5237 sayılı TCK’nın 54/1. maddesi uyarınca, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanetinin 2011/5398 esasında kayıtlı olup suçta kullanıldığı anlaşılan 1000’lik Peru İntis’ine ilişkin banknotun müsaderesine” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.