YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1309
KARAR NO : 2014/8060
KARAR TARİHİ : 24.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın …’da kuyumculuk dükkanı işlettiği, şikayetçinin bazı zamanlarda sanıktan alışveriş yaptığı ve altın fiyatlarını sorduğu, sanığın zaman zaman altın fiyatlarında düşüş ya da yükseliş olduğunu belirterek şikayetçiden kendisine altın getirmesini istediği, şikayetçinin de buna uyduğu, en son suç tarihinde sanığın isteği üzerine, şikayetçinin 54 adet çeyrek altın, bir adet yarım altın ve 15 tane cumhuriyet altınını sanığa verdiği ancak sanığın nakit parası olmadığını söyleyerek, şikayetçiye parasını vermediği, aradan bir süre geçtiği, sanığın işyerini kapatıp ortadan kaybolduğu, sanığın eşinin de sanık için kayıp müracaatında bulunduğu; sanığın bu eylemi ile dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; her ne kadar sanık, şikayetçinin altınlarını alıp ortadan kaybolmuş ise de, altınları şikayetçinin kendi iradesiyle sanığa verdiğine ilişkin tarafların beyanları, sanığın altınları aldığına ilişkin kabulü, katılanın teslim ettiği altınların karşılığını almadığı, sanığın borcunu kabul ederek ödeyecek gücü olmadığını beyan ettiği, bu durumun hukuki uyuşmazlık niteliğinde olduğu, dolandırıcılık suçunun unsuru olan hilenin olmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir yeterli derecede kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle verilen beraat kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.