YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13100
KARAR NO : 2013/13028
KARAR TARİHİ : 11.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının,özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler,internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek … gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Somut olayda; sanık …’ın, çelik kapı montaj işi yapan sanık …’a elinde sahte ve çalıntı çekler olduğundan söz ettiği, sanık …’ın da sanık …’a …’da çelik kapı imalatçısı mağdur …’den bahsettiği, bu kapsamda sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle dolandırıcılık yapma hususunda anlaştıkları, daha sonra sanıklar … ile … ’ın mağdurun yanına gittikleri, sanık …’ın sanık …’ı müteahhit olarak tanıttığı, çek karşılığında çelik kapı almak istediklerini, çeklerin sağlam olduğunu söyledikleri, kısa aralıklarla mağdurun çek karşılığında sanıklar … … ve …’a çelik kapı verdiği, bu süreçte sanık …’nin de mağdura çek vererek çelik kapı aldığı, neticeten sanıkların 19/02/2008 tarihinde 14 adet, 27/02/2008 tarihinde 13 adet, 03/03/2008 tarihinde 40 adet çelik kapıyı mağdurdan aldıkları, karşılığında ise … Bankası … Şubesine
ait 28/04/2008 keşide tarihli keşide yeri bulunmayan 8010714 seri nolu 4.000 TL. bedelli sanık …’nin ciroladığı sahte çeki,… Bankası … Şubesine ait … 10/04/2008 keşide tarihli 4539583 seri nolu 6750 TL. bedelli sanıklardan … ’ın ciroladığı çalıntı çeki, … … … şubesine ait 04/05/2008 keşide tarihli 5100 TL. bedelli keşide yeri bulunmayan çeki ve … … Katılım Bankası … Şubesine ait … 20/03/2008 keşide tarihli 4432110 seri nolu 3300 TL. bedelli keşideci imzası bulunmayan sanıklar … ve …’ın ciroladığı sahte çeki verdikleri, çelik kapıların bir bölümünü sanık …’ın dükkanına koydukları, bu dükkanda yer kalmayınca sanık …’ın bulup ayarladığı bir arsasına koydukları, daha sonra bu çelik kapıları değerinin altında bir fiyatla bir an önce satarak paraya çevirdikleri, bu süreçte sanık …’in dolandırıcılık yoluyla alınan çelik kapıların getirilmesinde sanık …’a ait işyerine taşınmasında, piyasaya ucuz fiyata satılıp paraya çevrilmesinde etkin rol üstlendiği, çelik kapıları paraya çevirdikten sonra paraları aralarında paylaştıkları, mağdurun, kendisine verilen çeklerden birini bankaya ibraz ettiğinde sahte olduğunu öğrendiği anlaşılmakla, sanıkların eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerçek kişi adına düzenlenen belge sayısınca sahtecilik suçu oluşacağı gözetilmeden sanıklar …, …, …, … hakkında tek suçtan, sanıklar … ve … hakkında ise TCK.nın 43.maddesi uygulanmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.