YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1319
KARAR NO : 2014/8059
KARAR TARİHİ : 24.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için;sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanık … ile müştekinin aralarında daha önce ortaklık olduğu, bir yıl beraber çalıştıktan sonra ortaklığı sona erdirdikleri, aralarında yaptıkları sözleşme gereğince birlikte kullandıkları kredi kartının borcuna ilişkin olarak, müştekinin sanığa açık senet verdiği, müştekinin borcunu ödemesine rağmen sanık …’in diğer sanık …’ı alacaklı göstererek bedelsiz kalan senedi icraya koyduğunun iddia edildiği olayda, sanık …’ın beyanında, diğer sanığın kendisinden aldığı beyaz eşya karşılığında suça konu senedi aldığı, karşılığını alamayınca icraya koymayıp, diğer sanığa iade ettiği, sanık …’in müşteki ile ortaklıklarını sona erdiren sözleşme gereğince tarafına verilen açık senedi, almış olduğu beyaz eşya karşılığında sanık …’a verdiği, senedin alacak kısmına… ın ismini yazdığı, daha sonra senedin alacaklısı … tarafından icra takibi yapıldığı, müştekinin takibin iptali davası açtığı, mahkemece, takibe konu belgenin geçerliliğini koruyan kambiyo senedi olduğu, davacının imzaya itiraz etmediği, ödediğini de ispat edemediği, her ne kadar davacı delil olarak banka dekontu ve post cihazı çıktısı silipler ibraz etmiş ve bu şekilde ödeme iddiasında bulunmuş ise de; bu belgelerde takibe konu senede herhangi bir atıf olmadığı gibi davalı tarafın da bu ödemelerin takibe konu senetle ilgisi olmadığını ileri sürdüğü gerekçesi ile davanın reddedildiği, sanıklar ile müşteki arasındaki ilişkinin hukuki mahiyette olduğu, senetlerin ödendiğinin ispat edilemediği, bu nedenle sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeter derecede kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle verilen beraat kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,24.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.