YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13253
KARAR NO : 2015/27444
KARAR TARİHİ : 24.06.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, Gazi Mahallesinde faaliyet gösteren Şua Eczanesi’nin sahibi ve mesul müdürü olduğu, 01/07/2007-01/07/2008 ve 01/07/2008-01/07/2009 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşmalı olması nedeniyle kuruma eczane tarafından fatura edilen hasta reçetelerinden 28 adedinin ilaç firmasına ait orijinal kupür içermediği, bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Bilirkişi raporları ve ilaç firmalarının yazılarıyla, sanığın eczanesinden kuruma fatura edilen ilaç kupürlerinin sahte düzenlendiğinin belirlenmesi ve sanığın ifadesinde ilaçları faturalı şekilde ilaç depolarından aldığını beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak; suç tarihinde kupürlerinin sahte olduğu tespit edilen ilaçların hangi depodan alındığı, faturalı olarak alınıp alınmadığı tespit edilerek, ilgili deponun yetkililerinin tanık sıfatıyla ifadeleri alınıp suça konu ilaçların depodan sanığın eczanesine satılıp satılmadığı sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik incelemeyle beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.