YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13625
KARAR NO : 2014/3156
KARAR TARİHİ : 20.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatı konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek;mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Katılanın sevk ve idaresindeki aracı ile yanında eşi de varken, sanıkların içerisinde bulunduğu araç ile çarpışarak maddi hasarlı trafik kazası yaptıkları, sanıkların araçlarından inerek katılana ait aracın, farlarını, camlarını ve tamponunu kırdıkları, katılana sinkaflı sözlerle hakaret edip, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derece yaraladıklarının iddia edildiği somut olayda;
1- Sanık … hakkında mala zarar verme ve kasten yarala suçlarından verilen mahkumiyet kararına dair sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarındann hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, karar tarihi nazara alındığında; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun’a, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle eklenen geçici madde 2 uyarınca temyizi mümkün olmadığından, sanığın 23.01.2012 havale tarihli dilekçesiyle temyiz isteğinin CMUK’ nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık … hakkında hakaret, sanık … hakkında mala zarar verme, kasten yaralama ve hakaret suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Olayın meydana geldiği yere ait suç tarihi itibariyle mobese kamera kayıtları incelendikten sonra, sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine, katılan vekilinin 17.01.2012 tarihli oturumdaki talebi yerinde bulunmayan gerekçe ile reddedilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.