Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/13677 E. 2015/28393 K. 09.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13677
KARAR NO : 2015/28393
KARAR TARİHİ : 09.09.2015

MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, yolda yürümekte olan mağdurun yanına gelip sohbet etmeye başladığı ve kendisini Samsun İşçi Bulma Kurumu müdürü olarak tanıtarak yakınlarının işe ihtiyacı olup olmadığını sorduğu, mağdurun üniversite mezunu işsiz kızı olduğunu söylemesi üzerine, sanığın mağdura kızını işe sokabileceğini ancak dosya masrafı olarak 350 TL para vermesi gerektiğini söylediği, mağdurun sanığa güvenerek 350 TL parayı verdiği ve sanığın telefon numarasını aldığı ancak daha sonra aradığında sanığa ulaşamadığı, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ifadesi, katılan beyanı, teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiş, sanığın adli sicil kaydında suç tarihinden önce işlenmiş Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/236 esas numaralı dosyasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaydı bulunması nedeniyle, tebliğnamedeki 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin tartışılmaması gerekçesiyle bozma talep eden düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “30 gün”, “15 gün”, “12 gün” ve “240 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “2 gün”, “1 gün” ve “20 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.