Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/13723 E. 2013/13253 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13723
KARAR NO : 2013/13253
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Katılan kurumun, görevi yaptırmamak için direnme suçundan zarar görmemesi karşısında, bu suçtan usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme hak ve yetki vermeyeceği dikkate alınarak; katılan vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Kamu malına zarar verme suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Yapılan bir soruşturma kapsamında, daha önce Bakan olarak görev yapan bir kişinin evinde arama yapılması ve bu kişinin yakalanması amacıyla sivil polislerin bu kişinin evine gittiği, yapılan bu işlemleri protesto amacıyla sanıklar ve diğer vatandaşların evin önünde bekledikleri, yakalanan kişinin ekip aracına bindirilmesi sırasında sanıkların ekip aracına zarar verdikleri, böylece, kamu malına zarar verme suçunu işlediklerinin
iddia edildiği olayda, alınan bilirkişi raporu, olay tespit tutanağı, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların, hakkında yakalama kararı çıkan kişinin akrabaları ve komşuları olmaları nedeniyle sadece orada bulundukları, alınan bilirkişi raporuna göre de, sanıkların mala zarar verme eyleminin tespit edilemediği, bu nedenlerle kamu malına zarar verdiklerine dair tanık beyanı veya başkaca bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır ve bu nedenle teblignamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.