Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/13756 E. 2013/13257 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13756
KARAR NO : 2013/13257
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut Olayda; olay tarihinde suça sürüklenen çocuk …’nın, katılan ile arasında meydana gelen tartışma neticesinde çıkan kavga sırasında, eline aldığı sopa ile müştekiye ait olan dükkanının camını kırması şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemi ile ilgili olarak; … Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kovuşturma aşamasında İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan 30.12.2010 tarihli müzekkere ile zarar gören dükkanın ruhsat sahibinin kim olduğunun, kim tarafından işletildiğinin araştırılması ve ruhsatının bir suretinin yargılama dosyasına eklenmek üzere gönderilmesinin istendiği, Emniyet Müdürlüğünce tanzim edilen 13.01.2011 tarihli araştırma tutanağı içeriğinde; zarar gören dükkanın … tarafından işletildiği, ruhsat sahibinin de … olduğunun tespit edilerek … adına olan ve … Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.02.2005
tarihli … yeri açma ve çalışma ruhsatı fotokopisinin de dosyaya eklendiğinin anlaşılması karşısında, mal sahibi olan …’ın dosya içerisinde bulunan havalesiz dilekçesinde şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği, bu beyanının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından hükmün verildiği yargılama aşamasında açıkça bilindiğinin belirtildiği, hükümden sonra 21.03.2011 hakim havale tarihli kimlik kontrolü yapılarak dosyaya konulan dilekçede de bu hususun açıkça beyan edilmesi karşısında tebliğnamede bozma isteyen düşünceye katılınmamış ve mala zarar verme suçundan verilen düşme kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer C. savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16/09/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.