Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14029 E. 2015/28774 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14029
KARAR NO : 2015/28774
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre güveni kötüye kullanma)

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz talebinin itiraz olarak değerlendirilmesi sonucu, dosyanın ilgili kısmının karar verilmek üzere Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildiği, Mahkemenin 2011/1154 değişik iş sayılı kararıyla itirazın kabulüne karar vererek dosyayı Hendek Asliye Ceza Mahkemesine iade ettiği ve henüz bu kararla ilgili temyiz talebi bulunmaması karşısında, tebliğnamedeki iade düşüncesine iştirak edilmeyerek, güveni kötüye kullanma suçu ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık ile katılanın oğlu olan tanık …….’nun ortak iş yaptıkları ve bu kapsamda H.. A.. isimli kişiden tır satın alarak karşılığında her ikisinin borçlu olduğu senetleri verdikleri, borcun bir kısmı ödenmesine rağmen tamamının ödenmemesi nedeniyle H.. A..’ın senetleri iade etmediği, katılanın sanığa 4.500 Euro para vererek kalan borcun üstünü sanığın tamamlamasını ve borcu ödeyerek senetleri almasını istediği ancak sanığın katılandan aldığı parayı borçlu olduğu H.. A..’a teslim etmediği, katılanın senetleri istemesi üzerine ise, sahte senetler düzenleyerek, düzenlediği senetleri sanki borcu ödeyerek H.. A..’tan almış gibi katılana verdiği, bu suretle sanığın katılandan aldığı parayı borçlu olduğu H.. A..’a teslim etmeyerek güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ifadesi, katılan ve tanık beyanları, tutanaklar ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun güveni kötüye kullanma suçu olduğuna yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesi gereğince hüküm kurulurken hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.