YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14187
KARAR NO : 2015/29581
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1412 sayılı CMUK’nın 305. maddesinin birinci bendinin, Anayasa Mahkemesi’nin 23.7.2009 gün 2006/65 esas 2009/114 sayılı ilamı ile iptal edilmesi, bu kararın da, Resmi Gazete’de yayımlandığı 07/10/2009 tarihinden itibaren bir yıl sonra yürürlüğe girmesi, Kanun’un yürürlüğe girdiği 07/10/2010 tarihi ile 6217 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihleri arasında verilen bütün kararların temyize tabi olması, söz konusu hükmün, 10/03/2011 tarihinde verilmiş olması nedeniyle kesin nitelikte olmaması karşısında, sanıklar haklarında hükmolunan 2000 TL ve 750 TL adli para cezaları ile mahkumiyetlerine ilişkin karara karşı temyiz yolu açık olduğu halde, sanıklar Salih, Sinan ve İsmail hakkında hükmün kesin olarak verildiği belirtilerek, sanık Nursen hakkında ise yasa yolu hiç belirtilmeden, ayrıca Salih, Sinan ve İsmail hakkında verilen temyizin reddine dair ek kararlarda da sadece “temyizi kabil olmak üzere” denilmek suretiyle sanıklar yanıltılmıştır. 5271 sayılı CMK’nın 40/2.maddesi “Kanun yoluna başvurma hakkı kendisine bildirilmemesi halinde kişi kusursuz sayılır” ve aynı maddenin 1.fıkrasındaki “kusuru olmaksızın bir süreyi geçiren kişi eski hale getirme isteminde bulunabilir.” aynı Kanunun 34/2. ve 232/6.maddelerinde ise “Kararlarda başvurulacak kanun yolu ve merci belirtilir” biçiminde düzenlemeler içermektedir. Sanıkların başvuracakları yasa yolu doğru olarak gösterilmediği için yanıltma nedeniyle haklarında kurulan mahkumiyet kararları henüz kesinleşmediğinden temyizin reddine dair ek kararların ve infazın durudurulmasına dair ek kararın kaldırılması suretiyle asıl kararın yapılan incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; …. ailesi ile ……. ailesi arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü; çıkan kavga sırasında katılan sanık İ.. E..’in, katılanlar J.. E.., H.. E.. ve katılan sanık S.. U..’u kasten yaraladığı; sanık S.. A..’ın, katılanlar H.. E.., J.. E.., S.. K.. ve katılan sanık S.. U..’u kasten yaraladığı; katılan sanık S.. U..’un katılan sanık …..l’i kasten silahla yaralama suçuna teşebbüs ettiği; ayrıca sanık S.. A.., sanık N.. E.. ve katılan sanık İ.. E..’in birlikte katılan J.. E..’in evine taş atmak suretiyle zarar verdikleri ve bu şekilde üzerlerine atılı kasten yaralama ve mala zarar verme suçunu işledikleri, dosya kapsamında bulunan savunmalardan, olay tutanağı ve doktor raporlarından anlaşılmakla atılı suçların sübutuna ilişkin kabul ve uygulamalarda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık İ.. E.., N.. E.., S.. U.. müdafii, sanık S.. A.. müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 07/10/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.